Fabrikalarda üretim sürekliliğini sağlayan en önemli ekipmanlardan biri elektrik motorlarıdır. Pompalardan fanlara, kompresörlerden konveyörlere ve üretim makinelerine kadar çok sayıda sistemin çalışması elektrik motorlarına bağlıdır. Bu nedenle bir motorun arızalanması yalnızca motorun kendisinde oluşan bir teknik problem olarak değerlendirilmemeli; üretim kaybı, plansız duruş ve diğer ekipmanların etkilenmesi gibi sonuçları da beraberinde getirebilecek bir işletme problemi olarak ele alınmalıdır.
Elektrik motorlarında meydana gelen arızalar elektriksel, mekanik ve çevresel birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Aşırı yük, faz kaybı, gerilim dengesizliği, yetersiz soğutma, rulman problemleri, yanlış hizalama, izolasyon hasarları ve hatalı bakım uygulamaları bunların başında gelir. Motor koruma röleleri ve düzenli bakım uygulamaları ise bu problemlerin erken tespit edilmesine ve daha büyük hasarların önlenmesine yardımcı olabilir.
Bu rehberde fabrikalarda kullanılan elektrik motorlarında en sık karşılaşılan arıza nedenlerini, arıza belirtilerini, motor koruma sistemlerinin görevlerini ve bakım sırasında dikkat edilmesi gereken temel noktaları ele alacağız.
Elektrik motorlarında arıza meydana gelmesinin tek bir nedeni yoktur. Motorun çalışma koşulları, elektrik beslemesinin kalitesi, mekanik yük, ortam sıcaklığı ve bakım geçmişi birlikte değerlendirilmelidir.
Bir motorun sürekli olarak kapasitesinin üzerinde çalıştırılması zaman içerisinde sargıların ve diğer bileşenlerin aşırı ısınmasına neden olabilir. Bunun yanında fazlardan birinin kaybolması veya fazlar arasında önemli bir gerilim dengesizliği oluşması da motorun normal çalışma karakteristiğini bozabilir. Üç fazlı motorlarda faz kaybı meydana geldiğinde motorun kalan fazlardan daha fazla akım çekmesi ve sargıların aşırı ısınması söz konusu olabilir.
Mekanik tarafta ise rulman arızaları, milde hizasızlık, balans problemleri ve yetersiz yağlama gibi sorunlar motorun çalışma direncini artırabilir. Rulman problemleri sürtünme kayıplarını yükselterek motorun daha fazla ısınmasına ve veriminin düşmesine neden olabilir.
Bu nedenle motor arızalarının önlenmesi için yalnızca elektrik panosunun kontrol edilmesi yeterli değildir. Motor, besleme hattı, koruma ekipmanları ve motorun bağlı olduğu mekanik sistem bir bütün olarak incelenmelidir.
Endüstriyel tesislerde motorların çalışma süreleri genellikle konut veya küçük ticari işletmelere kıyasla çok daha yüksektir. Bazı motorlar gün boyunca aralıksız çalışırken bazıları sık sık devreye girip çıkabilir. Bu çalışma koşulları motor üzerinde sürekli bir termik ve mekanik yük oluşturur.
Özellikle üretim hattının önemli bir parçası olan motorlarda aşağıdaki durumlar arıza riskini artırabilir:
Motorun kapasitesinden fazla yük altında çalışması
Faz kaybı veya faz sırası problemi
Fazlar arasında gerilim veya akım dengesizliği
Düşük veya yüksek besleme gerilimi
Yetersiz havalandırma
Motor gövdesinde ve soğutma kanallarında kir birikmesi
Rulmanlarda aşınma veya yanlış yağlama
Mil ve kaplin hizasının bozulması
İzolasyonun yaşlanması veya zarar görmesi
Sık ve hatalı motor yol verme işlemleri
Uygun olmayan motor koruma ayarları
Nem, toz, kimyasal buhar veya yüksek sıcaklık gibi çevresel etkiler
Bu sorunlardan bazıları kısa sürede motorun durmasına neden olabilirken bazıları motor performansını yavaş yavaş düşürerek daha büyük bir arızaya dönüşebilir.
Elektrik motorlarında aşırı ısınma, en önemli arıza belirtilerinden biridir. Motorun sıcaklığının yükselmesi tek başına bir arıza nedeni değil, çoğu zaman sistemdeki başka bir problemin sonucu olabilir.
Aşırı yük, faz dengesizliği, düşük gerilim, yetersiz soğutma, mekanik sürtünme ve rulman problemleri motor sıcaklığını artırabilir.
Örneğin bir pompanın mekanik olarak zorlanması motorun normalden daha yüksek akım çekmesine neden olabilir. Motor uzun süre bu koşullarda çalıştırılırsa sargılar üzerinde oluşan termik stres artabilir.
Motorun yalnızca dış yüzeyine dokunarak sıcaklık değerlendirmesi yapmak yerine uygun ölçüm yöntemleriyle sıcaklık değerlerinin takip edilmesi daha sağlıklı sonuç verir. Özellikle kritik üretim ekipmanlarında termal görüntüleme gibi yöntemlerle motorun ve bağlantı noktalarının sıcaklık dağılımı incelenebilir.
Üç fazlı motorlarda fazlardan birinin kaybolması ciddi bir çalışma problemine neden olabilir. Motor iki faz üzerinde çalışmaya devam etmeye çalıştığında kalan fazlardan çekilen akım artabilir ve sargılar aşırı ısınabilir.
Faz dengesizliği de benzer şekilde motorun normal çalışma koşullarını bozabilir. Fazlar arasındaki gerilimlerin birbirinden önemli ölçüde farklı olması motorun daha fazla ısınmasına ve performansının düşmesine yol açabilir.
Bu nedenle fabrikalarda motor beslemelerinin yalnızca enerji gelip gelmediği açısından değil, fazların dengeli ve uygun gerilim seviyesinde olup olmadığı açısından da kontrol edilmesi gerekir.
Elektrik motorlarının belirli bir güç ve yük kapasitesi vardır. Motorun sürekli olarak tasarım koşullarının üzerinde çalıştırılması, sargı sıcaklığının yükselmesine ve motorun ömrünün kısalmasına neden olabilir.
Aşırı yükün kaynağı her zaman elektriksel olmayabilir. Örneğin konveyör sisteminde mekanik sıkışma, pompada akışkan kaynaklı direnç artışı veya rulmanda oluşan sürtünme motorun daha fazla zorlanmasına neden olabilir.
Bu nedenle motorun aşırı akım çektiği görüldüğünde yalnızca koruma rölesini değiştirmek veya ayarını yükseltmek doğru bir çözüm değildir. Motorun neden fazla akım çektiğinin araştırılması gerekir.
Motorların tasarlanan gerilim değerlerine uygun şekilde beslenmesi gerekir. Besleme gerilimindeki problemler motorun çektiği akımı, torkunu ve çalışma sıcaklığını etkileyebilir.
Özellikle uzun kablo hatlarında, yetersiz kesitte kablo kullanımında veya yüksek yük altında gerilim düşümü ortaya çıkabilir. Büyük motorların devreye girdiği anlarda meydana gelen gerilim değişimleri de diğer ekipmanları etkileyebilir.
Bu nedenle motor arızası araştırılırken yalnızca motor klemensleri değil, motoru besleyen pano, kablo hattı ve bağlantı noktaları da değerlendirilmelidir.
Rulmanlar elektrik motorlarının mekanik olarak en fazla çalışan parçalarından biridir. Rulmanlarda meydana gelen problemler motorun titreşim yapmasına, gürültülü çalışmasına ve sıcaklığının yükselmesine neden olabilir.
Yanlış yağlama, aşırı yük, kirleticilerin rulmana girmesi, hizasızlık ve balanssızlık rulman arızalarının nedenleri arasında yer alabilir.
Rulmandan gelen alışılmadık sesler, normalden fazla titreşim veya motorun belirli bölgelerinde sıcaklık artışı erken uyarı işareti olarak değerlendirilmelidir.
Motor sargılarındaki izolasyon zaman içerisinde ısı, nem, titreşim, kimyasal ortam ve elektriksel zorlanmalar nedeniyle özelliklerini kaybedebilir.
İzolasyon problemleri ilerlediğinde sargılar arasında veya sargı ile gövde arasında istenmeyen elektriksel yollar oluşabilir. Bu durum motorun çalışmasını etkileyebileceği gibi daha ciddi elektriksel arızalara da dönüşebilir.
Bu nedenle özellikle uzun süredir çalışan veya ağır endüstriyel koşullarda kullanılan motorlarda izolasyon durumunun periyodik olarak değerlendirilmesi önemlidir.
Bir elektrik motoru tamamen durmadan önce bazı uyarı işaretleri verebilir. Bu belirtilerin erken fark edilmesi, plansız duruşların önüne geçilmesi açısından önemlidir.
Motorun normalden daha fazla ısınması, çalışma sesinin değişmesi, titreşim seviyesinin artması, sık sık koruma rölesinin açması veya motorun normalden fazla akım çekmesi dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır.
Aynı şekilde motorun devreye girmekte zorlanması, beklenenden yavaş hızlanması veya yük altında performansının düşmesi de incelenmesi gereken durumlar arasında yer alır.
Özellikle üretim tesislerinde bu belirtilerin “motor zaten eski” şeklinde değerlendirilerek göz ardı edilmesi doğru değildir. Küçük bir rulman problemi veya bağlantı noktası ısınması zaman içerisinde daha büyük bir motor arızasına dönüşebilir.
Motor koruma rölesi, elektrik motorunu çalışma sırasında meydana gelebilecek belirli elektriksel sorunlara karşı korumak amacıyla kullanılan bir koruma elemanıdır. Modeline ve uygulamasına bağlı olarak aşırı akım, faz kaybı, faz sırası, gerilim dengesizliği, düşük veya yüksek gerilim ve bazı sıcaklık koşulları gibi durumları izleyebilir.
Motor koruma rölesinin temel amacı, tehlikeli bir çalışma koşulu algılandığında motorun enerjisini keserek arızanın büyümesini önlemektir.
Ancak burada önemli bir nokta vardır: Motor koruma rölesi, motor bakımının yerine geçmez. Koruma rölesi arızaya karşı bir güvenlik katmanı oluştururken motorun mekanik ve elektriksel durumunun düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir.
Kullanılan rölenin özelliklerine göre koruma fonksiyonları değişebilir. Endüstriyel uygulamalarda motor koruma sistemlerinde özellikle aşağıdaki durumlar takip edilebilir:
| Risk | Motor Üzerindeki Etkisi | Koruma Yaklaşımı |
|---|---|---|
| Faz kaybı | Aşırı akım ve ısınma | Faz koruması |
| Faz dengesizliği | Sargılarda termik zorlanma | Gerilim/akım dengesizliği koruması |
| Aşırı yük | Sargıların ısınması | Aşırı akım/termik koruma |
| Düşük gerilim | Akım artışı ve performans kaybı | Gerilim koruması |
| Aşırı gerilim | İzolasyon ve elektriksel zorlanma | Gerilim koruması |
| Faz sırası hatası | Yanlış dönüş yönü | Faz sırası koruması |
| Sargı sıcaklığının yükselmesi | İzolasyon hasarı | PTC/termistör tabanlı koruma |
Bu koruma fonksiyonlarının hangilerinin kullanılacağı motorun yapısına, tesisin elektrik sistemine ve uygulamanın gereksinimlerine göre belirlenmelidir.
Elektrik motorları fabrikalarda çoğu zaman uzun saatler boyunca ve yüksek yük altında çalışır. Bu nedenle motorların yalnızca arızalandığında bakıma alınması, üretim sürekliliği açısından riskli bir yaklaşım olabilir. Düzenli bakım sayesinde motorun elektriksel ve mekanik durumu takip edilebilir, performanstaki değişimler erken fark edilebilir ve beklenmedik duruşların önüne geçilmesi hedeflenebilir.
Özellikle kritik üretim hatlarında kullanılan motorlarda bakım planının motorun çalışma süresine, yük karakteristiğine, ortam koşullarına ve üretim prosesindeki önemine göre oluşturulması gerekir. Tozlu, nemli, yüksek sıcaklıklı veya kimyasal maddelerin bulunduğu ortamlarda çalışan motorların bakım ihtiyacı standart çalışma koşullarındaki motorlardan farklı olabilir.
Bakım sırasında yalnızca motorun çalışıp çalışmadığına bakılması da yeterli değildir. Motorun çektiği akım, sıcaklık, titreşim, bağlantı noktaları, izolasyon durumu ve rulmanların mekanik durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Fabrikalarda elektrik motoru bakımının kapsamı motorun tipine ve kullanım koşullarına göre değişebilir. Ancak genel bir bakım planında elektriksel, mekanik ve çevresel kontrollerin birlikte ele alınması gerekir.
Motorun besleme gerilimleri ve fazlar arasındaki denge kontrol edilmelidir. Motorun çalışma sırasında çektiği akım ölçülerek nominal değerlerle karşılaştırılabilir. Fazlar arasındaki akım farklılıkları da değerlendirilmelidir.
Motor klemensleri, kablo bağlantıları ve pano içerisindeki bağlantı noktaları gevşeme veya ısınma açısından incelenmelidir. Özellikle yüksek akım taşıyan bağlantılarda gevşeklik, temas direncini artırarak lokal ısınmalara neden olabilir.
Motor koruma ekipmanlarının doğru çalışıp çalışmadığı ve koruma ayarlarının motorun gerçek çalışma değerleriyle uyumlu olup olmadığı da kontrol edilmelidir.
Motorun rulmanları, mil bağlantıları, kaplinleri ve mekanik bağlantıları incelenmelidir. Olağandışı ses veya titreşim olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Motorun bağlı olduğu pompa, fan, kompresör veya konveyör gibi ekipmanlarda oluşan mekanik problemler de motoru doğrudan etkileyebileceğinden bakım sırasında yalnızca motorun kendisine odaklanılmamalıdır.
Motorun soğutma kanalları ve fan bölümü kir, toz veya üretim artıklarıyla kaplandığında motorun ısıyı dışarı atması zorlaşabilir. Bu durum çalışma sıcaklığının yükselmesine neden olabilir.
Bu nedenle motorun bulunduğu ortamın temizliği, hava akışı ve soğutma sistemi düzenli olarak kontrol edilmelidir.
Termal görüntüleme, elektrik motorlarında ve motoru besleyen elektrik sistemlerinde sıcaklık farklılıklarının tespit edilmesine yardımcı olan yöntemlerden biridir. Motor çalışırken yapılan termal inceleme, normalden daha sıcak çalışan bağlantı veya bileşenlerin fark edilmesini sağlayabilir.
Örneğin motor klemenslerinden birinin diğerlerine göre belirgin şekilde daha sıcak olması bağlantı problemi, gevşeklik veya fazlar arasındaki dengesizlik gibi durumların araştırılması gerektiğine işaret edebilir.
Benzer şekilde rulman bölgelerinde oluşan anormal sıcaklık artışları mekanik problemlerin erken fark edilmesine yardımcı olabilir.
Ancak termal kamerada görülen sıcaklık farkı tek başına kesin bir arıza teşhisi anlamına gelmez. Ölçüm sonuçlarının motorun yük durumu, ortam sıcaklığı ve diğer elektriksel ölçümlerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Elektrik motorlarında mekanik problemlerin önemli bir bölümü titreşim seviyelerinde değişiklik meydana getirebilir. Rulman aşınması, balans bozukluğu, kaplin hizasızlığı ve mekanik gevşeklik gibi sorunlar titreşim analiziyle takip edilebilir.
Özellikle kritik motorlarda belirli aralıklarla titreşim değerlerinin ölçülmesi ve sonuçların geçmiş ölçümlerle karşılaştırılması faydalı olabilir.
Buradaki temel amaç yalnızca belirli bir anda titreşim değerini ölçmek değil, motorun davranışındaki değişimi takip etmektir. Örneğin titreşim değerlerinin aylık kontrollerde sürekli yükselmesi, motorun mekanik durumunun daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini gösterebilir.
Elektrik motorlarının sargıları ile gövdesi arasındaki izolasyon, güvenli çalışma açısından kritik öneme sahiptir. Zaman içerisinde ısı, nem, kir, titreşim ve elektriksel zorlanmalar izolasyon özelliklerini olumsuz etkileyebilir.
İzolasyon direnci uygun ölçüm cihazlarıyla kontrol edilerek motor sargılarının genel durumu hakkında bilgi edinilebilir. Ölçümlerin belirli aralıklarla tekrarlanması, motorun izolasyon durumundaki değişimin izlenmesine yardımcı olabilir.
Özellikle uzun süre kullanılmamış, nemli ortamda beklemiş veya ağır çalışma koşullarında çalışan motorlarda izolasyon durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
İzolasyon ölçümünde elde edilen değerlerin yorumlanması motorun tipine, gerilim seviyesine, sıcaklığına ve ilgili standart ve üretici kriterlerine göre yapılmalıdır. Bu nedenle tek bir ölçüm değerinin bütün motorlar için doğrudan “uygun” veya “uygunsuz” kabul edilmesi doğru değildir.
Motor koruma sistemlerinin doğru çalışabilmesi için röle ayarlarının motorun gerçek teknik özellikleriyle uyumlu olması gerekir. Motorun nominal akımı, yol verme yöntemi, çalışma şekli ve yük karakteristiği dikkate alınmadan yapılan ayarlar koruma sisteminin beklenen şekilde çalışmasını engelleyebilir.
Örneğin koruma eşiğinin gereğinden yüksek ayarlanması, motorun aşırı yük altında yeterince korunamamasına neden olabilir. Gereğinden düşük ayar ise motor normal çalışma koşullarında bile koruma sisteminin devreyi açmasına yol açabilir.
Bu nedenle motor koruma rölesinin ayarları yapılırken motor etiket bilgileri, üretici verileri ve tesisin gerçek çalışma koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Fabrikalarda motor bakımının yapılması kadar doğru yapılması da önemlidir. Yanlış uygulamalar motorun ömrünü uzatmak yerine yeni arızalara neden olabilir.
Motor tamamen durana kadar beklemek, çoğu zaman en maliyetli bakım yaklaşımıdır. Küçük bir rulman problemi veya bağlantı ısınması erken fark edilmediğinde motorun daha ciddi hasar görmesine neden olabilir.
Motorun bağlı olduğu mekanik ekipman, kablo hattı, pano ve koruma sistemi de incelenmelidir. Motorun tekrar tekrar arızalanmasının nedeni motorun dışında olabilir.
Rulmanlarda doğru yağlama önemlidir ancak fazla veya yanlış yağ kullanımı da mekanik problemlere neden olabilir. Kullanılan yağın türü ve miktarı motor ve rulman üreticisinin önerilerine uygun olmalıdır.
Motor koruması açtığında yalnızca rölenin ayarını yükseltmek arızayı çözmez. Öncelikle koruma sisteminin neden devreye girdiği araştırılmalıdır.
Motorun sürekli olarak yüksek sıcaklıkta çalışması normal kabul edilmemelidir. Sıcaklık artışının nedeni araştırılmalı ve motorun çalışma koşulları değerlendirilmelidir.
Geleneksel koruyucu bakımda motor belirlenen zaman veya çalışma saati aralıklarında kontrol edilir. Böylece ekipmanın arıza meydana gelmeden önce incelenmesi amaçlanır.
Kestirimci bakımda ise motorun gerçek çalışma verileri takip edilerek olası arızaların belirtileri araştırılır. Titreşim, sıcaklık, akım, izolasyon ve diğer ölçümler üzerinden motorun durumundaki değişimler izlenebilir.
Örneğin bir motorun titreşim değeri belirli dönemlerde düzenli olarak ölçülüyorsa, zaman içerisindeki değişim takip edilebilir. Benzer şekilde termal görüntüleme sonuçları geçmiş ölçümlerle karşılaştırılabilir.
Bu yaklaşım, özellikle üretim hattında kritik görev üstlenen motorlarda bakım planlamasının daha veriye dayalı yapılmasına yardımcı olabilir.
Bir elektrik motorunun arızalanmasının maliyeti yalnızca yeni motor veya onarım bedelinden oluşmaz. Üretim hattının durması, çalışanların beklemesi, yarı mamul kayıpları, yeniden devreye alma süreci ve teslimat gecikmeleri işletme açısından daha büyük maliyetler oluşturabilir.
Özellikle tek bir motorun durması bütün üretim hattını etkiliyorsa motorun kritikliği daha da artar. Bu nedenle bakım planlamasında motorun yalnızca satın alma maliyetine değil, arıza durumunda işletmeye verebileceği toplam zarara da bakılmalıdır.
Bu yaklaşım, kritik motorlarda yedek motor bulundurma, daha sık bakım yapma veya kestirimci bakım uygulamalarına yatırım yapma kararlarının değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Her motorun üretim açısından önemi aynı değildir. Bazı motorların durması yalnızca küçük bir yardımcı sistemi etkilerken bazı motorların arızalanması bütün üretim hattının durmasına neden olabilir.
Bu nedenle fabrikalarda motorlar kritik seviyelerine göre sınıflandırılabilir.
| Motorun Durumu | Arıza Sonucu | Bakım Yaklaşımı |
|---|---|---|
| Kritik olmayan motor | Sınırlı operasyonel etki | Standart periyodik bakım |
| Orta kritik motor | Üretimde kısmi aksama | Düzenli ölçüm ve bakım |
| Kritik motor | Üretim hattının durması | Durum izleme ve planlı bakım |
| Çok kritik motor | Büyük üretim ve güvenlik riski | Kestirimci bakım + yedeklilik |
Bu sınıflandırma sayesinde bakım kaynakları işletme açısından daha kritik olan ekipmanlara yönlendirilebilir.
Kocaeli; Gebze, Dilovası, Çayırova, Başiskele ve İzmit gibi bölgelerde yoğun sanayi faaliyetlerinin bulunduğu önemli bir üretim merkezidir. Organize sanayi bölgeleri, fabrikalar ve endüstriyel tesislerde çok sayıda motorun aynı anda çalışması elektrik altyapısının düzenli bakımını önemli hale getirir.
Özellikle üretim makineleri, pompalar, fanlar, kompresörler, konveyörler ve havalandırma sistemlerinde kullanılan motorların arızalanması üretim sürekliliğini doğrudan etkileyebilir.
Kocaeli’deki endüstriyel tesislerde motor bakımı planlanırken yalnızca motorların kendisi değil, onları besleyen AG panoları, kablo bağlantıları, koruma ekipmanları, kompanzasyon sistemi ve tesisin genel elektrik altyapısı da değerlendirilmelidir.
Arken Mühendislik’in endüstriyel elektrik, AG-OG arıza ve bakım, elektriksel periyodik ölçüm, pano ve elektrik altyapısı hizmetleriyle birlikte yürütülebilecek kapsamlı kontroller, motorların bağlı olduğu elektrik sistemindeki problemlerin daha bütünsel şekilde değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Elektrik motorlarında arızaların tamamını ortadan kaldırmak mümkün değildir. Ancak doğru mühendislik, düzenli bakım ve uygun koruma sistemleriyle birçok arızanın oluşma ihtimali azaltılabilir.
Bunun için motorların nominal çalışma koşullarının bilinmesi, elektriksel değerlerin düzenli olarak takip edilmesi, motorların temiz ve uygun ortamda çalıştırılması, rulman ve mekanik bağlantıların kontrol edilmesi, koruma sistemlerinin doğru ayarlanması ve kritik motorlarda durum izleme yöntemlerinin değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle aynı motorun tekrar tekrar arızalanması durumunda yalnızca motorun değiştirilmesi yerine kök neden analizi yapılmalıdır. Motorun neden aşırı akım çektiği, neden fazla ısındığı veya neden rulman arızası yaptığı belirlenmeden yapılan değişimler aynı problemin yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir.
Elektrik motorları fabrikaların üretim altyapısındaki en önemli ekipmanlardan biridir. Motor arızaları yalnızca teknik bir ekipman problemi değil, üretim sürekliliğini ve işletme maliyetlerini etkileyebilecek bir konu olarak değerlendirilmelidir.
Aşırı yük, faz kaybı, gerilim dengesizliği, yetersiz soğutma, rulman problemleri, izolasyon bozulması ve mekanik hizasızlık gibi sorunlar motor arızalarının önemli nedenleri arasında yer alır. Bu problemlerin erken fark edilmesi için düzenli elektriksel ve mekanik kontrollerin yanı sıra termal görüntüleme, titreşim ölçümü ve izolasyon testleri gibi yöntemlerden de yararlanılabilir.
Motor koruma röleleri ise elektrik motorlarının belirli çalışma koşullarında korunmasına yardımcı olan önemli ekipmanlardır. Ancak hiçbir koruma sistemi düzenli bakımın yerini tutmaz. Doğru yaklaşım; uygun motor seçimi, doğru koruma, periyodik bakım, ölçüm ve gerektiğinde kestirimci bakım uygulamalarının birlikte değerlendirilmesidir.
Fabrikanızdaki elektrik motorlarının bakımını planlamak, tekrarlayan motor arızalarının nedenlerini araştırmak veya motorların bağlı olduğu elektrik altyapısını kontrol ettirmek istiyorsanız, tesisinize uygun bakım ve kontrol çözümleri hakkında Arken Mühendislik ile iletişime geçebilirsiniz.
Adres: Sahil Yollu Cad. D130 Karayolu üzeri SANBERKHAN İş Merkezi B Blok No:20 Başiskele / Kocaeli
E-Posta: info@arkenmuhendislik.com
Telefon: +90 532 389 52 88
